Ur nedir?

İnsan, hayvan ve bitki dokularında hücrelerin anormal çoğalması ile meydana gelen şişlerdir.

Bütün canlılarda «hipertrofi» adı verilen organ büyüme ve genişlemeleri görülebilir. Fakat bunlara ur denmez. Benler de ura benzeyen gelişmelerdir. Yapılışları bakımından urlar ikiye ayrılır. Selim urlar (iyi huylu urlar) çıktıkları dokunun özelliklerini korurlar. Zararsızdırlar. Habis (kötü huylu) urlar ise çevrelerindeki dokuyu tahrip ederek gelişirler. Yavrulama yoluyla vücudun diğer organlarına geçebilirler.

Meydana getirdikleri toksinlerle hastayı ölüme sürüklerler. Habis urlar ayrıca şekil ve çapları ile çıktıkları organdan ayrılırlar. Epitel dokularında, kemik, sinir ve kan yapıcı dokularda dahi meydana gelebilirler. Hatta dokusu belli olmayan urlar bile vardır. Bu anormal ve tabiata aykırı gelişme, kanser hastalığıdır. Tümör yani ur, herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının organizmanın kontrol mekanizmalarının tesirinden çıkıp hızlı ve anormal bir çoğalma ile ortaya çıkan kitlelerin genel adıdır. Latincede tümör, “şişlik, ur” anlamına gelmektedir.

Tümör umumi bir tabir olup, tam bir tasnifi henüz yapılamamıştır. Değişik açılardan yapılan tasniflerde çeşitli güçlüklerle karşılaşılır. Habis (kötü huylu) ve selim (iyi huylu) olarak yapılan tasnif oldukça eski olmasına rağmen pratik ve anlaşılır olması, birçok farklı özellikleri ifade etmesinden dolayı hala kullanılmaktadır. Habis tümörler için genel bir ad olarak kanser kelimesi kullanılır.

Tümörler, vücuttaki “immunite” denilen kontrol sistemine tabi olmayan bir gelişme, çoğalma ve büyüme sonucu meydana gelirler. Organizmadaki normal hücre çoğalması, belirli bir doku veya organ meydana getirmeye kadar devam eder. Tümörlerdese hücre çoğalması, kontrol mekanizmasının dışına çıkmış ve sınırsız ve düzensiz bir hal almıştır. Mitoz hızlanmıştır. Hücreler ihtiyaç dışında çoğalırlar. Bu hücreler belirli bir organ teşekkül ettiremezler. Geliştikleri dokunun fonksiyonlarını ifa edemezler.

Dokunun ve organın normal yapısı makroskopik ve mikroskobik seviyede bozulur. Tümörlerin, makroskopik özellikleri organlarda gözle görülebilen, Mikroskobik özellikleriyse dokunun ince kesiti yapılıp, mikroskop altındaki görülebilen değişikliklerdir. Tümörler çok eski zamandan beri bilinmekle beraber hücrelerin mikroskopla incelenmesi (17. yüzyıl) ile tümörler hakkında detaya inilebilmesi, tümörlerin, dokuları taklit ettiği; hücrelerden yapıldığı ve bu hücrelerin yayılmasıyla başka yerlerde yenilerinin meydana geldiği tespit edilmiştir.

Tümörlerin genel özellikleri

Selim (iyi huylu) tümörler yavaş büyür. Fark edilmeleri için uzun zaman geçer. Ancak yerleştikleri yer veya kaynağı olduğu doku sebebiyle erken belirti verebilirler. Genellikle bağ dokusundan yapılmış kapsülleri vardır. Ancak bütün selim tümörler kapsüllü değildir. Mesela rahim adalesinden çıkan ve selim bir ur olan miyom, deriden çıkan nevüs (ben) kapsülsüz tümörlerdir.

Selim tümör hücrelerinin çoğalması yavaştır ve bir süre sonra durabilir. Uzak yerlere yayılmazlar. Metastaz denen yeni tümörler meydana getirmezler. Mikroskobik yapı bakımından çıktıkları dokuyu çok iyi taklit ederler. Tümör içine kanamaya ve doku nekrozuna nadiren rastlanır. Tam olarak çıkarıldıklarında genellikle nüksetmezler ve öldürücü değildirler.

Selim tümörler, iyi huylu özelliklerini senelerce sürdürebildikleri gibi, günün birinde kötü huylu olabilme ihtimaline de sahiptirler. Selim tümörlerin ne zaman habisleşeceğini hatta habisleşip, habisleşmeyeceğini tahmin etmek güçtür. Ancak selim tümörlerin hangi çeşidinde habisleşme temayülünün yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Habis urlar ise hızla büyürler. Etraflarında kapsülleri yoktur. Selim ur habisleştiğinde etrafındaki kapsül yırtılır.

Büyümeleri aşırı olduğundan etrafındaki kan damarları beslenmesinde kifayetsiz gelir. Bu yüzden tümör içinde birçok doku ölümleri olur fakat hücre kaybından çok daha hızlı tempoda hücre çoğalması olduğu için hacimleri azalmaz. Sık olarak kanamalar meydana gelir. Habis hücreler tek tek veya gruplar halinde kan, lenf, vücudun tabii boşlukları ve komşuluk yoluyla yayılarak metastaz denen yeni tümörler meydana getirirler. Hücreleri istila ederek çoğalmalarını sürdürürler.

Mikroskobik olarak, tümörler, olgunlaşmamış hücrelerden meydana gelmiştir. Hatta tümörün hangi dokudan çıktığı, hangi hücreleri taklit ettiğini söylemek güçtür. Hücrelerin çapı, biçim ve boyanış şekilleri birbirine benzemez. Buna pleomorfizm denir. Çekirdekle sitoplazma arasındaki nispet bozulmuştur. Hücrelerin birbirleriyle irtibatı kaybolmuştur. Cerrahi olarak çıkarıldıklarında çoğunlukla nüksederler (yeniden çoğalırlar). Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından her tümör için ayrı bir kod sayısı tespit edilmesiyle, enternasyonal bir kodlamayla istatistikler hazırlanabilmekte; tümörlerin coğrafi ve ırklara göre dağılımı, çevre şartları, beslenme ve kötü alışkanlıklarla ilgisi tespit edilmektedir.

Sözlükte "ur" ne demek?

1. Gözelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör.

Cümle içinde kullanımı

Yalnız yağ birikintisinden ibaret bir bez, bir nevi ur, hayatı tehdit edecek bir şey değil! - A. Ş. Hisar

Ur kelimesinin ingilizcesi

[Ur-] n. tumor, tumour [Brit.], wen, neoplasm, growth, excrescence, tuberosity, vegetation

Son eklenenler